18 Şubat 2011 Cuma

Utanmalıdırlar


Atatürk’ü din düşmanı olarak görenler ve gösterenler utanmalıdır!

Bugün Hz Muhammed’in hala bir mezarı var ise, bunu Atatürk’e borçludur İslam alemi.

Merak eden, Yaşar Nuri Öztürk’ün hazırladığı Gazi Mustafa Kemal ve İslam adlı kitabı piyasaya çıkınca alsın okusun, konunun detaylarını öğrensin.

Atatürk, 1926 da Suudilere çektiği bir telgraf ile mezarın yıkılmasına engel olmuştur.

Suudiler, Hz Muhammed’in annesinin ve diğer önemli sahabelerin mezarlarını yerle bir etmişler, yol ve meydanlar yapmışlardır. Neden bunlar dile gelmez de Atatürk’ün siyasi alana getirdiği laiklik gerekçe gösterilerek ‘’dinsiz’’ damgası vurulur?

Bu telgrafın dışişleri bakanlığı arşivlerinde tutulduğu bilinmektedir. Neden basına dağıtılmaz da Atatürk’ün din düşmanı olmadığı halka gösterilmez?

Ben merak ediyorum. Ya siz ?

1 yorum:

ali eren sucu dedi ki...

Benim fikrimce bu, Mustafa Kemal Atatürk'e yapılan bir art niyettir ya da insanların laiklik kelimesine kendi verdikleri tanımdan kaynaklanan bir şey. Bir tanımda laiklik "din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulması" demek iken diğer yandan resmi olarak bir tanımda da laiklik "hukuk; Devlet ile din işlerinin ayrılığı, devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması, laisizm:
"Türkiye Cumhuriyeti, laikliği umdeleri arasına koymakla dini, tecavüzden, istismardan, menfaate, şerre alet etmekten kurtardı."- O. S. Orhon."(Türk Dil Kurumu (Büyükürkçe sözlük)) tanımını yapıyor.
Yakın zamanda da benim bir konu üzerinde yapmış olduğu araştırmada şöyle bir cümle kullanılıyor:" Kariye Müzesi bir Bizans kilisesi olarak 5. yüzyılda inşa edilmiştir. İstanbul'un fethinden sonra 16. yüzyıl’da kilise Osmanlı yöneticileri tarafından camiye dönüştürülmüştür ve 1948’de seküler (laik) halini alarak müzeye dönüştürülmüştür."
Bana göre Kariye'nin böyle aşamalardan geçmesi ile "laik" kelimesi diğer tanımların yanında en uygun şekilde kullanılmıştır. Ama bu durumu bir takım başka insanlara sorsanız benim bu görüşüme karşı çıkar ki zaten karşılaştım böyle bir durumla. Aynı zamanda görüşüme karşı çıkan insanlar eğitimli insanlar.
Bilirsiniz kelimeler kullanım alanlarına göre yani terminolojik olarak anlam kazanırlar. Ama bu kelime, literatürel olarak farklı alanlarda terminolojik tanımını almamıştır.
Yani önce eğitim sonra da eğitimli insanların bu konuyu araştırıp kelimeye uygun tanımlar getirmesi şart!