
Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru giderken neredeyiz ?
Doğudan geldiğimizi, tarihimizi ve özümüzü unutup, kendimizi hep batıya aitmiş gibi görür olduk.
Batılılar bizim için ne derse, onu ''doğrudur'' der olduk.
Sokaktaki vatandaşımız, Liseli gencimiz veya hergün izlediğimiz, hayranlık duyduğumuz dizi oyuncularımızın çoğu Meclisteki gurubu olan partilerin adlarını bilmiyor. Yılda kaç bayram kutluyoruz ? bilmiyorlar.
Daha dün bizi parçalamak için uğraşan, bugünde herfırsatta bizi birbirimize düşüren çalışmaların başını çeken AB ülkelerinin arasına girmek için ne kadar da çok tavizler veriyoruz.
Türkiye'nin bağımsızlık belgesi olan Lozan'ı hala kabul etmemiş olan ABD yi nasıl dostumuz olarak görmeye devam edebiliyoruz ?
Cumhurriyet düşmanları ortada (TV lerde, Gazetelerde) cirit atarken, sevdalılarının hapislerde tutulmasına nasılda seyirci kalır olduk ?
Şeyh Sait isyanını ve Dersim isyanını haklı gösteren, Sait Nursi'yi öven, Cübbeli Ahmet Hocanın nasihatları ile yol gösteren Tv programlarının sayısı ne kadar da çoğaldı.
Türkiye de ''Türküm'' demek, Atatürkün kurduğu ülkede ''Atatürkçüyüm'' demek nasıl da suç sayılır oldu ?
Peşlerinden kuyruk gibi takılıp gittiğimiz AB ülkelerinin, ABD nin ve genel anlamda Hıristiyan dünyasının Müslümanları nasıl gördüklerini Balkan Savaşlarında görmedik, Çanakkale savaşlarında görmedik, Kurtuluş savaşında görmedik, Bosna savaşında da görmedik de ne zaman göreceğiz ?
Balkanlardan ve Kafkaslardan sürgün edilen 9 milyon insanımızı, bu yolda ölen 5 milyon insanımızı ne çabuk unuttuk. Bunlara sebep olanlarla nasıl dost olmak için uğraşır olduk ?
Hainlerin içinde dost aramak nasıl bir körlük ?
Aşağıya inen yürüyen merdivende yukarıya çıkmaya çalışmak ne kadar da komik.
Tarih bilinci olmayan, tarihden ders çıkarmayan ve AB veya ABD de yetişerek ülkemize gelip bizi yöneten yöneticilerimizin çokluğunu görmek ne kadar acı
Eyvah ! Eyvah !

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder