23 Mart 2012 Cuma

Holizm


Holistik Politikalar.
Holizmde bir bütün ve bu bütünü oluşturan birçok parçalar vardır. Hiçbir parça, bütünden daha büyük/değerli/güçlü olamaz. Yani 1+1= 2 dir. İki tane 1’in her biri 2 den büyük olamaz. 2 ye denk olabilmeleri için birlikte olmak zorundalar.
Türkiye bir bütündür.
Türk Milleti bir bütündür. Bu bütünlük, Türkün etrafında (Selçuklu ve Osmanlıda olduğu gibi) bir bütünlüktür, Türkün emrinde bir bütünlük değil.
Bu bütünler, birçok parça ( bölge ve halklardan ) meydana gelir. Bir arada kaldıkları sürece, bütünü korudukları sürece güçlü olurlar. Dağılır ve bütünü bozarlarsa, asla güçlü olamazlar.
Aklımızı başımıza toplayalım; Dedelerimiz bu milleti bu vatan üzerinde Kurtuluş Savaşıyla bir araya getirdi. Onları da Atatürk bir bütün haline getirdi.
Bu bütünü bozmak için uğraşan, kendi ekonomik çıkarları için her türlü dalavereyi uygulayan ABD ve AB ülkelerinin oyunlarına kanmayalım. Geleceğimize yazık etmeyelim.

17 Mart 2012 Cumartesi

Türk Milleti !


Türk Milleti
Atatürk, Türk milleti demek Cumhuriyeti kuran halk demektir diye bir tanım yapmış. Sadece Orta Asya’dan gelenleri kastetmemiş, asyalısı, arabı, kürdü, bulgarı, lazı, çerkezi .. ile Cumhuriyetin kurulması sürecinde savaşa öyle veya böyle katılmış her kökeni tanımın içine katmış ayrımcılık yapmamıştır.
Kim Kastamonu’da Şerife bacının, Erzurum’da Nene hatunun kökenini merak etti?
Şimdi neden Yeni Anayasa Komisyonunda bu tanım ile uğraşılıyor. Kimleri neden rahatsız ediyor?
Neden Türkiye Vatandaşlığı, Türkiye Halkı gibi vatandaşları kendi içinde ayırmaya zemin hazırlayan bu türden kavramların benimsenmesine çalışılıyor? Bu tartışmalara katılanlar, bu ülkeye değil de muhtemel düşmanlarımıza hizmet ettiklerinin farkında değiller mi ?
Eğer bu Milletin içinde bir kesim, yaşam koşullarından memnun değilse, bunun hesabını kendilerini temsil eden ilgili politikacılardan sorsunlar. Onları seçimlerde değiştirsinler. Demokrasi budur. Her kesimden temsilci TBMM de mevcuttur. O makamlar her TC vatandaşlarına açık değil mi ?
Bir Millet olmasaydık Kurtuluş Savaşını kazanabilir miydik?
Olur da tekrar bir kurtuluş savaşına gerek kalırsa, hangi bağla birbirimize bağlanacağız? Herkes kendi kökenini kurtarma çabasına girerse, elimizde bu vatan kalır mı ? Misak-ı Milli sınırları öncesine dönülmez mi ?
Ha, zaten amaç da bu mu yoksa?
Zaman çözülme değil, birleşme zamanıdır. Türk Milleti kavramını yok etmek değil, yükseltmek zamanıdır. Hadi sizde bir şeyler yapın. ABD veya AB den beklemeyin.

11 Mart 2012 Pazar

4+4+4


4+4+4
Dünyada bir çok ülkede %90 oranında eğitim 12 yıldır.
Bizde de 12 yıl olması normaldir.
Gelişen teknolojik çağı da dikkate alırsak, eğitim yaşının 7. yerine 6. Yaşında başlaması da normaldir.
Dünyada hiçbir ülkede 12 yıl kesintisiz değildir. Kademelendirme, ülkelerde 5+3+4, 6+3+3 veya 4+5+3 şeklinde değişmektedir. Bizde de 4+4+4 uygulamasına geçilmek isteniyor.
Bizim sorunumuz, bu kademelendirmeyi değiştiren partinin adının AKP olmasıdır. Yani dini eğilimleri ağır bir partinin bunu yapmaya çalışmasıdır. Geçmişte İmam Hatip liseleri hakkında şu veya bu şekilde yapılan tartışmaların da olmuş olması, insanların kafasını hemen karıştırıyor ve konuya bir önyargı ile yaklaşmasına sebep oluyor. Kızlarımızı okuldan alıp, önce İmam Hatiplere çekilmesi sonra da evlerine hapsedilmesi amaçlanıyor gibi bir telaşa kapılıyoruz. Doğru mudur, değimlidir? bunu zaman gösterecek. Bu endişeyi ortadan kaldırmak için, şu haftalarda TV’lerde hükümet ( böyle olmayacağı yönünde ) reklamlar yapmaktadır. Sünni Müslüman olmayanlar, Alevi olanlar gibi farklı inançta olanların durumu ne olacak? Arapça, Kürtçe,.. gibi farklı dillerin eğitimi verilecek mi? bunlar detay.
İmamlık bir meslekse, bunu bir meslek lisesinde bir bölüm olarak yerleştirilmesi ve eğitimi verilmesi yeterli olmalıdır. Tornacılık bir meslektir ama Tornacılık diye bir okul yoktur. Meslek Liseleri içinde bir bölümdür.
Dini eğilimleri ağır basan bir iktidarın icraatları, dini konular üzerine yoğunlaşacaktır. Bunda anormal bir şey görülmemeli. Yarın dini eğilimi az olan, bir parti iktidara gelir (se) , o da önem verdiği başka konulara yönelecektir. Belki (büyük ihtimalle) geçmiş iktidarın değiştirdiğini, yeni iktidar, tekrar değiştirecek ve bu iş gene yap boz edilerek devam edecek. Böyle ilerleyemeyecek, Mehter takımı gibi iki ileri, bir geri adım atmış olacağız.
Bu değişikliği dini eğilimi ağır olmayan bir parti yapmaya kalksaydı, bugün yapılan tartışmaların çoğu olmazdı. Bu gerçeği göz ardı etmeyelim.
Bana öyle geliyor ki ana çerçeveyi kaçırıyor, detaylarda boğuluyoruz. Nedense kimse, öğrencileri Dershanelere mahkum etmemizin yanlışı üzerinde durmuyor. ÖSYM sınavları ve Dershanelere mahkumiyet, eğitimde temel sorunlarımızın başında gelir. Bir ilde akıllı tahta ve bilgisayar dağıtıyorken, diğer bir çok okulda hala öğretmenimiz yok.
Temel yanlışımız: eğitim sistemimizde uzun vadeli ( 10 -20 yıllık) planların olmamasıdır. Her gelen yeni iktidar, önce eğitim sistemi ile oynuyor. Yap boz tahtasına döndürüyorlar.
Dış Politikada, Savunmada ve Eğitimde uzun vadeli planlar kesinlikle olmalı. Bunların ihmali ülkeye zarar verir.