26 Ocak 2011 Çarşamba

Eyvah Eyvah




Cumhuriyetimizin 100. yılına doğru giderken neredeyiz ?
Doğudan geldiğimizi, tarihimizi ve özümüzü unutup, kendimizi hep batıya aitmiş gibi görür olduk.
Batılılar bizim için ne derse, onu ''doğrudur'' der olduk.
Sokaktaki vatandaşımız, Liseli gencimiz veya hergün izlediğimiz, hayranlık duyduğumuz dizi oyuncularımızın çoğu Meclisteki gurubu olan partilerin adlarını bilmiyor. Yılda kaç bayram kutluyoruz ? bilmiyorlar.
Daha dün bizi parçalamak için uğraşan, bugünde herfırsatta bizi birbirimize düşüren çalışmaların başını çeken AB ülkelerinin arasına girmek için ne kadar da çok tavizler veriyoruz.
Türkiye'nin bağımsızlık belgesi olan Lozan'ı hala kabul etmemiş olan ABD yi nasıl dostumuz olarak görmeye devam edebiliyoruz ?
Cumhurriyet düşmanları ortada (TV lerde, Gazetelerde) cirit atarken, sevdalılarının hapislerde tutulmasına nasılda seyirci kalır olduk ?
Şeyh Sait isyanını ve Dersim isyanını haklı gösteren, Sait Nursi'yi öven, Cübbeli Ahmet Hocanın nasihatları ile yol gösteren Tv programlarının sayısı ne kadar da çoğaldı.
Türkiye de ''Türküm'' demek, Atatürkün kurduğu ülkede ''Atatürkçüyüm'' demek nasıl da suç sayılır oldu ?
Peşlerinden kuyruk gibi takılıp gittiğimiz AB ülkelerinin, ABD nin ve genel anlamda Hıristiyan dünyasının Müslümanları nasıl gördüklerini Balkan Savaşlarında görmedik, Çanakkale savaşlarında görmedik, Kurtuluş savaşında görmedik, Bosna savaşında da görmedik de ne zaman göreceğiz ?
Balkanlardan ve Kafkaslardan sürgün edilen 9 milyon insanımızı, bu yolda ölen 5 milyon insanımızı ne çabuk unuttuk. Bunlara sebep olanlarla nasıl dost olmak için uğraşır olduk ?

Hainlerin içinde dost aramak nasıl bir körlük ?
Aşağıya inen yürüyen merdivende yukarıya çıkmaya çalışmak ne kadar da komik.
Tarih bilinci olmayan, tarihden ders çıkarmayan ve AB veya ABD de yetişerek ülkemize gelip bizi yöneten yöneticilerimizin çokluğunu görmek ne kadar acı
Eyvah ! Eyvah !

1 Ocak 2011 Cumartesi

Motosiklet Kültürü


Ülkemizde motosiklet kullanıcılarının genelde kötü bir imajı vardır.
Hani bir zamanlar, ''Şoföre kız verilmez.'' imajı vardı ya, onun gibi.
Bunda haklı olunan bir taraf da var; özellikle küçük cc motosiklet kullananlar ve bazı aklı havada büyük cc motosiklet kullanan gençler, bu imajı veriyorlar.
Ancak son yıllarda ülkemizde sayıları hızla artan motosiklet kulüplerinin, bu olumsuz imajın düzeltilmesi için uğraştıklarını görüyorum ve çok seviniyorum.
Neredeyse her ilde bir kulüp var ve bunlar, düzenledikleri etkinlikler ile yörelerinde
motosiklet kültürünün gelişmesi için olağanüstü çabalar gösteriyorlar.
Bu kulübün üyeleri, internet ortamında hem etkinliklerini duyuruyorlar, hem de eğitim amaçlı bilgiler yazıyorlar. Zaman zaman bölge Emniyet Müdürlüklerinin de bu etkinliklere katkı yapması, motosiklet kültürünün seviyesini yükseltiyor.
Üyesi olduğum MER MOK ( Mersin Motosiklet Kulübü) ve CBF TÜRKİYE'nin bu uğurda büyük çabalar gösterdiklerini biliyorum.
Dilerim 2011 de ;
daha çok genç motosiklet ehliyeti alır,
daha çok kask satılır.
daha az motosikletli kazalar olur ve
toplumun (Polisiyle, Şoförleriyle, Yayalarıyla,..) motosiklet kültürü daha da artar..

Yeni Yıl Mesajı

Tüm dost ve arkadaşlarımın
yeni yıllarını en içten dileklerimle kutluyorum.
Umarım, herkese sağlıklı ve kazançlı bir yıl olur.
''Demokratikleşiyoruz'' ayakları ile ülkemizin bir uçuruma sürüklenmesinin önüne geçilecek bir seçim sonucunu görmek kısmet olur inşaallah.

Yeniden Merhabalar

Merhabalar Dostlar,
Uzun zamandır bu blogu kullanmıyordum. Bundan sonra artık buradayım.
Yeni, güncel ve yararlı olacağına inandığım yazılar ile birlikte olacağız.