27 Temmuz 2013 Cumartesi
Anlamıyorum...
Anlamıyorum…
Kesinlikle anlamıyorum. Yanlış biliyorsam, düzeltin.
Ordu gücünü silahtan alır. Siyasetçi gücünü söz ( kelime ) den alır.
Siyasetçinin görevi, sözleri (siyasi görüşlerini ) doğru, çoğulcu ve yerinde kullanarak, ülkede yönetimi demokratik koşullarda, mevcut yasalara göre sürdürmektir. Ülkeyi yönetmek, benimsediği siyasi ufuklar doğrultusunda ülkeyi daha da geliştirmektir.
Ordunun görevi ( gerekirse ) ülkeyi silahlı gücünü kullanarak düşmana karşı korumaktır.
Şimdi; siyasetçiler işlerini gerektiği gibi yapmaz veya yapamaz duruma düşmüş ise, seçimler de buna bir çözüm olamıyor ise, ülkeyi tekrar düzene sokmak kimin görevidir? Kendi ordusunun mu, başka ülkelerden gelen ordu veya orduların mı? Elbette kendi ordusunun.
Peki, ordu işi olmayan bir göreve gelmek zorunda bırakılmış ise, kimler ordudan ortamı bir buket çiçek ile düzeltmesini bekliyor? Ben beklemem. Ordu sahip olduğu gücü kullanır: silah.
Mısır’da ordu katliam yapmış… ne yapması bekleniyordu ki ? siyasilerin uyguladıkları yol, ülkeye yıllardır çözüm olmamış, seçimlere hileler karışmış, ülke kaos ortamına girmiş,… elbette ordu gerekeni yapacak ve düzeni sağlayacaktır. Bu arada da birkaç yüz kişi ölecektir.
ABD’nin başka ülkelerdeki çıkarları için kendi ülkesinde yüzlerce insanını öldürmeyi planlıyor ve uyguluyor iken ( ikiz kuleler olayı ) kimsenin gıkı çıkmıyor, Mısırda ordu düzeni kurmak için yaptığı müdahaleye bar bar bağıranlar var ? Her siyasi görüş, konuya kendi açısından bakıyor ve ona göre yayın yapıyor. Gerçekte neler olup bitiyor? Kimsenin bilmesi mümkün olmuyor.
Kenan Evren’i hepimiz vatan haini yaptık. Niye kimse, o dönemin siyasilerine çıkıp bir laf söylemiyor?
Askerin darbe yapması elbette iyi değildir! Ama gerekirse, yapmalıdır. Ordunun darbesi, son çaredir.
İşte o son çare noktasına ülkeyi siyasiler getirmemelidirler. Darbeyi yapan orduya yüklenirken, orduyu darbe yapma noktasına getiren siyasilere sütten çıkmış ak kaşık muamelesi yapılmasını anlamıyorum.
Kesinlikle anlamıyorum.
Bakın bir meclise. Konuşmuyor, atışıyorlar. Milletin vekilleri değil de, kreşin yaramaz çocukları gibi.
Ülkeyi nasıl bir kaosa doğru götürüyorlar, bunu zaman gösterecek. Silivri mahkemeleri, Çözüm süreci, Cumhuriyet düşmanlığı, Atatürk’ü itibarsızlaştırma çabaları,…
Onların bu beceriksizliği, olurda bir gün düzeltemeyecek bir noktaya gelirse, ülkede düzeni sağlamak için kimin ordusunu tercih edeceksiniz? Kendi Mehmetçiğinizi mi ? Conileri mi ? merak ediyorum.
Coniler neler yapabileceğini Osmanlıya SEVR ile ve yakın zamanda Irak müdahalesi ile Dünya’ya gösterdiler.
Sadece tuttuğumuz siyasi partilere değil, ordumuza da sahip çıkmalıyız. Bizim ordumuzun her bir ferdi, birimizin evinden çıkan bir Mehmetçik’tir.
Anlamıyorum, şerefli TSK’mize son yıllarda reva görülen muameleyi hakikaten anlamıyorum.
Hele yerine Polis gücünü güçlendirme çabalarını hiç anlamıyorum.
Varsa anlayan, açıklayıversin… ben de anlıyayım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

