6 Mayıs 2012 Pazar

Demokrasi ile yönetilen bir ülkenin üç temel kuvveti vardır:
Yasama ; yani kanun koymak, değiştirmek veya kaldırmak yetkisi TBMM’nin görevidir. Yürütme; yasalara uygun bir şekilde işleri (kanunları) uygulamak ve yürütmektir ki, İktidar partisinin görevidir. Yargı; Yürütme görevini yapan kurumları denetlemektir ki, başta Anayasa mahkemesi olmak üzere tüm bağımsız mahkemelerin görevidir. Ülkemizde buna iki kuvvet daha eklenir : Basın : Mecliste kanun çıkarma aşamasında konuşulanları halka göstermek için Meclis TV,kanunların uygulamadaki aksaklıklarını örnek olaylar ile gösteren TV kanalları ve yazan Gazeteler. Ordumuz : Zaman zaman sivil siyasilerin demokrasiyi yaşatmada gösterdikleri beceriksizlikleri düzeltmek için ara sıra zorunlu oldukça işleri tekrar rayına koymak amacıyla kışlasında bekleyen kuvvet. Çok iyi hatırlıyorum, 10 yıl öncesine kadar sokakta kime sorsanız ‘’ En çok güven duyduğunuz kurum hangisidir?’’ cevap %80 oranında TSK olurdu. Bugün geldiğimiz duruma bir bakın: Yürütme+Yasama+Yargı+Basın+Ordu = AKP AKP Her şeyi çok iyi yapıyor da ben mi göremiyorum? Merak ediyorum: Meclis TV 19.00 dan sonra neden yayınını kesiyor? AKP olay çıkması muhtemel yasa tekliflerini neden hep bu saatten sonra meclise getiriyor? Bağımsız Türk mahkemelerine neden güven duyulmuyor da, Özel Yetkili Mahkemeler önemli davalara bakmakla görevlendiriliyor? Mevcut Anayasa askeri bir Anayasa olduğu için demokratik değilmiş. Oysa %80 in üzerinde bir oyla halkın beğenisini almıştı. Şimdi getirilecek olan dini yönleri ağır bir Anayasa çok mu demokratik olacak? Liseye giden kızların evlenmesine izin verecek bir anlayış mı demokratik olacak ? AKP karşıtı gazeteciler ve TSK mensupları süresiz Silivri’de hapis tutulması mı demokratik? Ülke topraklarını yabancılara ( Karşılık ilkesi olmadan ) satışa çıkarmak mı demokratik? Bölgemizde kendi ve komşularımızın çıkarını değil de, ABD’nin çıkarını korumak mı demokratik? Halkı dinciler-dinsizler, Kürt-Türk, Alevi-Sünni,.. şeklinde ayrıştırmak mı demokratik? Bize bağımsız bir ülke kurup giden o yüce değer Atatürk’e halkı düşman etmek mi demokratik? Milli Bayramlarımızın tırpanlanması, yerine Kutlu Doğum Haftalarını getirmek mi demokratik? Benim kafam çok mu karışık? Kim böyle bir demokrasiyi bize laik görüyor ?

Hiç yorum yok: